İki
gündür kafam karmakarışık. Hayatımın her önemli anlarında başıma geliyor bu bela. Ayrıntıya gerek yok karışığım işte! Ne yapacağımı, karşıma birden fazla yol
çıktığında hangisini seçeceğimi bilemeyip kafayı yediğim zaman karşıma çıkıverir. Adını “Arada Kalma Sendromu” koydum. Arasında kaldığım şeylerin her birine de "sendrom". Nefret edilesi hal bozukluğu! Lanet şey!! Pislik!!
İki patikadan hangisini seçmem lazım? Çürük tahta köprüde ortada kalırsam ne yöne gideceğim? Kırmızı mı, mavi mi?
Manik depresif oldum bunun yüzünden!! Kafayı yedim! Her sendrom daha büyük sendromları çıkarıyo karşıma. Bir şeye karar veriyorum, bu sefer daha zoru geliyo..Gel de delirme!.. Sonra Taha deli, Taha manyak, Taha kafayı sıyırmış, hebelehübele...!! Çıldırtmayın lan adamı!! Sahiden deliririm görürsünüz heaaa!!!
Kararsız
kalınan durumlar, seçim yapılması gereken taraflar, kişiler, mekanlar vs, insani
duygular var olduğu sürece kafa kurcalayıcı (!) olmaya devam edecek. İşte cevap
cümlenin içinde: insani duygular... Arada kalmanın tek sebebi bu. Buna da insanın
beyniyle düşünememesi diyorum ben. Eğer her sorunu beynimle düşünerek
çözmeye çalışsaydım, çok kolay olacaktı. Peki öyle yapsaydım rahat eder miydim? Peki ya insani duygular? İnsan duygusuz
yaşayabilir mi? Beyniyle düşünerek cevapladığı sorular, içinde en ufak bir huzursuzluk yaratıyorsa ne olacak? İşte bu noktada bir sendrom daha çıkıyor karşıma: Beyin mi,
kalp mi? E ikisi olmadan yaşamanın imkanı yok?!! Buna da cevap veremiyorum ve kafayı
yemeye devam ediyorum!...Manik depresif oldum bunun yüzünden!! Kafayı yedim! Her sendrom daha büyük sendromları çıkarıyo karşıma. Bir şeye karar veriyorum, bu sefer daha zoru geliyo..Gel de delirme!.. Sonra Taha deli, Taha manyak, Taha kafayı sıyırmış, hebelehübele...!! Çıldırtmayın lan adamı!! Sahiden deliririm görürsünüz heaaa!!!
0 yorum:
Yorum Gönder